Vücut Çatlaklarında En Etkili Tedavi; Fraksiyonel Lazer

    Derimiz ; vücudumuzdaki en esnek yapılardan birisi. Ancak zaman zaman bu esnekliğin kurtaramadığı durumlar söz konusu olabiliyor sevgili dostlar. En başta kilolu olmak var tabi ki. Kilolu olmanın pek çok kötü yanı var. Gerek fiziksel sağlığımız gerek mental sağlığımız gerekse de sosyal hayatımızda pek çok sıkıntı yaşamamıza sebep olabiliyor kilolar. İşte bunlardan birisi de çatlaklar. Az önce söyledik ya deri esnek bir yapı diye. O kadar esnek ki aynı boyda olduğumuz ve aynı cinsiyete sahip olduğumuz birisinin vücut ölçülerinin iki katı olabiliriz ve halen tek parça olabiliriz derimiz balon gibi patlamaz. Ama yırtılabiliyor elbette. Öncelikle yanlış bilinen bir şey var onu düzeltelim; çatlakla sadece hızlı kilo alıp verdiğiniz için oluşmaz. Eğer fazla kiloluysanız ister yavaş alın ister hızlı alın bu kiloları. Belirli bir noktadan sonra deride yırtılmalar ve deformasyonlar oluşacaktır. Ama fazla kilolu olmayanlarda da görülüyor bu melet. İşte orada bazı faktörler devreye giriyor. Çok olmasa da hızlı kilo alıp veriyorsanız, kısa sürede etki gösteren vücut geliştirme yöntemlerini uyguluyorsanız başınıza gelebilir. Ayrıca cildinizin yapısıyla da alakalı bir durum söz konusu olabilir.
    Çatlak sadece bu şekilde oluşmuyor elbette efendim. En çok rastlanan durumlardan bir tanesi de ergenlik dönemlerinde hızlı boy uzamaları. Hatırlayın ortaokulu, liseyi; aradan bir yaz tatili geçer ve bazı arkadaşlarınız evrim geçirmiş olarak geri dönerlerdi. Veya bu kişi siz de olabilirsiniz elbette. Böyle durumlarda deri büyümesi vücuda yetişemediği, yavaş kaldığı için özellikle sırt bölgesinde yatay olarak veya kalça ve basenlerde çatlaklar meydana gelebiliyor. Benzer bir durum da hamilelikte yaşanıyor. Hamile kadının karnının büyümesi derinin esnemesiyle aynı hızlarda olamıyor veya cilt yapısından dolayı belirli noktadan sonra çatlayabiliyor. Böyle durumlarda hamilelik boyunca yağlar, kremler vs. kullanmak dahi çözüm olamayabiliyor ne yazık ki.
    Evet gelelim şimdi bu işin tedavi kısmına. Pek çok tedavi duymuşsunuzdur salyangoz sıvılı kremler, envai çeşit bitkiden yapılan kürler, İsviçreli bilim amcalarının kremle çözemediği bir kaç konudan birisi bu sanırım. Bir diğeri de kellik biliyorsunuz. Neyse. Forumlara girdiğinizde bu ürünlerin hepsini denemiş birilerine denk gelebiliyorsunuz ama ortak sıkıntı şu ki net bir bilgi yok. Çünkü kimse kazık yediğine inanmaz Türkiye'de. Hepsi en doğru ürünün kendi aldıkları olduğuna inanır ve işin kötüsü milleti de ona yönlendirir. Mesela işe yaradı mı diye soruyorlar pek çok yerde doğal olarak. Gelen cevap; 'Böyle bi şeffaflaştı hafiiif, uzaktan çok da fark edilmiyor' oluyor. Hani ''bi halta yaramadı ama yaramasını umuyoruz ailecek'' dir onun tercümesi. Bende düştüm bu tongaya zamanında bu teyzelere çok kafa takmayın. En son deniz analı bir jelden bahsediyorlardı mesela. Denemedikleri bi dinozor salyası kaldı herhalde.
    Peki gerçek tedavi ne diye soruyorsanız tüm dünyada doktorların hemen hepsinin ortak önerisi bu fraksiyonel lazer tedavisiymiş. Cihazı tek bir şirket üretmediği için bazı çeşitleri vardır elbette ama Türkiye'de özellikle tıp alanında eğitim veren bir üniversitenin hastanesinde bu kullanılıyormuş efendim ;




    Peki nasıl çalışıyor ürün: cihaz oldukça ince ışınlar kullanarak belirlenmiş bölgeye, belirli bir derinliğe kadar kontrollü şekilde uygulanıyor. Bu bölgede binlerce delik açıyor ama delikler arasında kalan doku zedelenmiyor ve bu kalan, zedelenmeyen doku, delinen yerleri tedavi etmeye başlıyor. Bu esnada kolajen oluşumu gerçekleştiği için deri tekrar esnek hale bir nebze de olsa gelebiliyor.
    Bu tedavi yöntemiyle ilgili en çok merak edilen şeyler ücretler ve sonuçlar. Ücret kısmına girmeyelim burada çünkü reklam amaçlı bir yazı değil bu ancak ufak bir araştırmayla hangi sağlık merkezlerinde bu işlemin yapıldığını ve yine internetten bu merkezlerin fiyatlarını öğrenebilirsiniz sevgili dostlar. Diğer konuya gelirsek yani sonucunda tamamen kurtulabiliyor muyuz bu illetten? sorusuna; ne yazık ki cevap; hayır. Bu yöntemle yapılan tedaviler %60 la 80 arasında bir ilerleme kaydediyor. Buna cilt yapınız veya yaşınız gibi bazı etkenler eklendiği için bu farklılıklar söz konusu.
Ancak bu tedaviyi yaptırmış bazı kişilerin fotoğraflarını gösterebiliriz. Bu fotoğraf Avustralya'da bir sağlık merkezinin aldığı sonuçlardır;


 
 

Bu fotoğraf ise Amerika'da olduğunu bildiğimiz ama sağlık merkezini ya da hastaneyi öğrenemediğimiz bir fotoğraf;



0 comments:

Yorum Gönder